Üretim Unsurlarının Verimli Kullanımı

Dr. Sabit TUNÇEL
Ağaçişleri End.Y.Müh.

1. Giriş

Verim ve verimliliğin, ölçümü ve arttırılması için çalışma yapmak, endüstriyel işletmelerin devamlılığı ile çok yakından ilgilidir. Verimi ölçmek, sürekli iyiye doğru götürmek sadece işlerin yoğun olup kapasitenin üstünde siparişlerin olduğu durumlarda yapılması gerekli bir eylem değildir. Verimliliğin her işletmede sürekli izlenmesinin gerektiği bu günlerde daha iyi anlaşılmıştır. Ekonomik krizin işletmelerin ayakta kalmasını son derece zorladığı günümüzde verimliliğin en önemli göstergesi olan maliyetleri düşürme ve mevcut olanakları doğru kullanmayı daha da önemli hale getirmektedir. Yani yatırım ya da mevcut işletme ne kadar gelişmiş makine parkuru ve tesise sahip olsa da, bunları en yüksek düzeyde fayda sağlayacak bir işletme anlayışı ile çalıştırması son derece önemli unsurdur. Makalede üretimin unsurlarının verimli kullanımına yönelik yapılması gereken çalışmaların kısa bir özeti verilmektedir.

2. Verimlilik

2.1. Verimliliğin Tanımı

Verimlilik kavramı en geniş anlatımla, üretim faktörü veya üretim faktörleri topluluğu başına düşen ortalama üretim düzeyi olarak tanımlanmaktadır.1
Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere üretim faktörlerinin doğru ve yerinde kullanımı gerçek anlamda verimliliğin sağlanabilmesinde etken rol oynamaktadır.

2.2. Verimliliği Etkileyen Unsurlar

i. Sermaye
Büyük ölçekli işletmelerin vasıflı işçi ve ileri teknoloji kullanımı açısından üstünlükleri küçük ölçekli işletmeler ile aralarında oluşan önemli verimlilik farklarının en başta gelen belirleyicilerindendir.
ii. Teknolojik gelişme
Teknolojik gelişmeyi üretime yeni fikirlerin ve süreçlerin girmesi veya varolan sistemin, süreçlerin veya malların iyileştirilmesi diye tanımlayabiliriz.
iii. Emek kalitesi
Beşeri kaynakların miktarı yanında işgücünün yaşı, eğitim düzeyi ve cinsiyeti verimlilik düzeyine etki etmektedir. Beşeri kaynaklarda işletmelerin sık-sık yapılan iş konusunda eğitim olanaklarını sağlaması verimlilik artışına katkı sağlayacaktır.
Firma düzeyinde verimlilik artışı sağlamak uzmanlık gerektiren bir konudur. Verimliliği artırabilmenin en önemli etkenlerinden biri eğer emek yoğun çalışılıyor ise çalışma ortamının iyi aydınlatılmasından, çalışma ortamının tozsuz olmasına, soğuk ve sıcağa karşı yeterli düzeyde korunmasına kadar tüm çalışanların uygun bir ortamda çalışmasının sağlanması gerekmektedir. Büro hizmetlerinde çalışanlar için de aynı konu geçerlidir. İşe uygun çalışma ortamı her zaman çalışanın motivasyonunu dolayısıyla verimini artıracaktır.
Üretim açısından iş etütleri, verimliliği kontrol etmek ve arttırmak için ilk yapılacak işlerdendir. Belirli kaynaklardan faydalanarak küçük değişikliklerle ve yatırım yapmadan elde edilen üretim arttırıcı metot ve yöntemlerin geliştirilmesinde iş etütleri belirleyici ve yönlendirici rol oynamaktadır.

2.3. Atıl Kapasite Kullanımı

Atıl üretim kapasitelerinde, öncelikle talep yoğunluğuna bakılır. Talep yoğunluğunun sağlanması pazarlama stratejisi ile ilgili ve piyasanın ekonomik yapısı göz önüne alınarak yapılacak bir çalışmadır. Ayrıca yapılan çalışma neticesinde talep canlandırılsa dahi bu kısa vadeli bir çözümden ileriye gidemeyecektir. Çünkü üretimde verimlilik istenilen düzeyde sağlanamadığında yaratılan talebe cevap verilemeyecek ve devamında yeni veya ilave yatırımlar ile arz artacağından işletmeler atıl kapasite ile çalışacaklardır. Dolayısıyla verimli kullanılamayan makine ve tesis ürün maliyetlerini olumsuz etkileyecek ve işletmeler kapasiteyi tam kullanamadıklarından işletme maliyetleri yükselecek, bu da doğal olarak ürüne yansıyacaktır.
Kısaca mevcut kaynakların kullanım düzeyinin arttırılması, gerek gelişmiş ülkelerde, gerekse az gelişmiş ülkelerde verimlilik artışlarını belirleyen temel etmenler arasında yer almaktadır.

3. Orman Ürünleri Sanayisinin Genel Durumu

Ülkemizdeki kültürel yapının gelişimi ile birlikte orman ürünleri sanayinin bir kolu olan ahşap mobilya endüstrisi teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, bunun gereği olan yeni yatırım ve düzenlemelere gitmesi ile sanayimiz, dünya ülkeleri ile teknolojik olarak aynı koşullar altında rekabet edebilir duruma gelmiştir.
Sektörün entegre tesislere ihtiyaç duymadan talebi karşılayabiliyor olması işletmelerin yaygın olarak küçük ölçekli (KÖİ) veya orta ölçekli (OÖİ) yatırımlarda yoğunlaşmasına neden olmuştur. Ülkemiz mobilya sanayini imalat büyüklüğü olarak iki ana başlıkta gruplandırabiliriz
i. Fabrikasyon imalat yapan işletmeler (makine yoğun işletmeler)
ii. Atölye tipi işletmeler (emek yoğun işletmeler)
Ülkemizde son 10 – 15 yıldan bu yana talep artışı ile ortaya çıkan arz, KOİ ve OÖİ’in ileri teknoloji ve tesise yönelmesi ile ürün kalitesi olarak ilerlemelerine neden olmuştur. Bunun sonucu olarak yatırımlar artmış ve son yıllarda nitelikleri tartışılır olsa da çok sayıda yeni makine ve tesis ithal edilmiştir. Ancak iyi bir fizibilite çalışması sonucunda kurulmayan veya makinenin teknik özellikleri ile işlevselliği, hedeflenen kapasiteye uygunluğu göz önüne alınmadan yatırıma gidilmesi sonucunda, birçok OÖİ veya BÖİ, üretime geçtikten sonra re organizasyona gitmek zorunda kalmıştır.
Ülke geneline Pazar payına göre farklı yoğunlukta dağılmış olan orman ürünleri sanayi 1999 yılının II. 3 aylık döneminin DİE verilerine göre üretim değeri ağırlıklı kapasite kullanım oranlarına bakıldığında Çizelge 2.1.’de işletmelerin atıl kapasite ile çalıştığı gözlenmektedir.

Ortalama Çalışan sayısı büyüklük oranına göre kapasite kullanım oranları
Kapasite        
Kullanımı 10-24 arası 25-49 arası 50-99 arası 100 ve yukarısı
70,6 39,21 41,6 59,4 71,6

Çizelge 2.1. Orman ürünleri sanayii, çalışan sayısı büyüklük oranına göre kapasite kullanım oranları (DİE)

İşletmelerin çizelge 2.1.’de görüldüğü gibi ortalama kapasite kullanımı %70,6 oranındadır. Bu da gösteriyor ki; işletmelerimiz % 30 – 32 oranında atıl kalmaktadır. İşletmelerimizin %30 oranlarında atıl kapasite ile çalışmasının sebeplerine baktığımızda Çizelge 2.2. ve 2.1. çizelgelerini birlikte incelediğimizde orman ürünleri sanayinin 100 kişinin altındaki işletmelerde kapasite kullanımı ortalama %50’nin altına düşmektedir.

Hammadde yetersizliği İşçiler ile ilgili Mali Talep yetersizliği Enerji Diğer
Yerli mallarda İthal mallarda sorunlar sorunlar İç pazarda Dış pazarda Yetersizliği nedenler
1,9 1,7 2,0 3,5 53,1 31,6 1,2 5,0

Çizelge 2.2 1999 Yılı II. dönem tam kapasite çalışamama nedenlerine İlişkin üç
aylık nitel bilgiler %’si(DİE)

Çizelge 2.1 de görüldüğü üzere ülkemizde ki kurulu fabrika veya atölyelerin ancak yarısını kullanabiliyoruz. Bir başka yaklaşımla da biz 1TL’lik bir ürünü 1,5TL’ye mal ediyoruz. Aynı çizelgede kapasitenin eksik kullanım nedeni olarak %53 oranında iç talep yetersizliğinin olduğu gözlenmekte. Bu ise yapılan yatırımların doğru planlanmadığını, hatta mobilya ithalatı ile, mobilya ihracatı karşılaştırıldığında, son dönemlerde ihracatımızın artığını, ithalatımızın ise, ihracatımızdan daha az olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Buna göre sektörde talep daralması değil verimsiz kullanım söz konusudur.
Bu savurganlığı önlemek için bir tek yöntem var o da imalatı oluşturan unsurları verimli kullanmak.

4. Orman Ürünleri Sanayinde Verimliliğin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi

4.1. İşletme Yapıları ve Verimliliğe Bakış

Verimlilikte insan faktörü ergonomi ile bağlantılı olarak, üretim tesislerinin çevresel yapısı veya bina düzeni, bina içerisindeki makine parkurunun istenilen üretim tarzına en uygun şekilde düzenlenmiş olması iş akışı ve yarı mamul ürün sirkilasyonunu olumlu yönde etkilemektedir. Bu da direk olarak verimlik ile bağlantılı çevresel faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ayrıca makine ve iş gücünün verimli kullanımı kontrollerin yoğunluğu ile doğru orantılıdır. Verimliliğin izlenmesinin sağlanabilmesi iyi bir planlama ve raporlama sisteminin çalışır halde düzenlenmesi ve takibinin yapılması ile sağlanmaktadır.
İşletmelerin makine parkuru ne olursa olsun mevcut makinenin doğru kullanımı ve raporlamanın zamanında doğru veriler ile yapılması. Daha sonra bu verilerin değerlendirilerek gerekiyor ise etkin bir şekilde iyileştirme çalışmalarına gidilmelidir.

4.1.1 Sınıflandırma

İşletmeleri verimliğin unsurlarının kullanımına göre bir sınıflandırma yapmak istersek;
i. Yer ve yerleşim planını doğru yapmayan işletmeler
ii. Personel seçimini ve kullanımını doğru yapamayan işletmeler.
iii. Makine ve tesisi seçimini doğru yapamayan işletmeler.
Bu sınıflandırmanın yapılmasının nedeni sektörümüzde verimli çalışmayan işletmelerin en çok yaptığı eksiklikleri göstermek amacına yöneliktir. Dolayısıyla, en fazla dikkat çeken unsurlar göz önüne alınmıştır.
1.Gruba giren işletmeler, iş gücü verimi ve malzeme verimini, gereksiz taşıma, uygun olmayan çalışma ortamı ve sıkışık ortamdan kaynaklanan malzeme tahribatları nedeni ile düşük verimlilik ile çalışırlar.
2.Gruba giren işletmeler, uygun planlamayı ve izlemeyi yapacak personeli bulundurmamak ya da çalıştırmamaktan dolayı, genel anlamda paranın kullanım verimliliği, özel olarak da, malzeme ve tüm üretim faktörlerini verimsiz kullanırlar.
3.Gruba giren işletmeler, verim çıktının girdiye oranı olduğuna göre, makine veya tesisin işlem veya işlemlerin sonucunda verimli olduğunu istenilen kalitede işlenmiş malzemenin çıkışını sağlayabiliyor olması gösterir. Ürünün özelikleri gereği imalatın niteliklerini tam karşılayamayan makine seçimi de verimi olumsuz etkilemektedir. Örneğin; Delik delme işlemi için, çoklu delik makinesi yerine CNC tezgah almak ve bunu ağırlıklı olarak delik delme işlemlerinde kullanmak işletme için toplamda verimli değildir.

4.1.2 Verimlilik İzleme Faaliyetleri

İşletmelerin büyüklük ölçütüne göre üretim faktörlerini kullanırken sistem değişmemekte her işletme için izlenmesi gereken yöntem aynı olmaktadır. Verimliliği üretim yönünden ele aldığımızda. Kullanılan makine veya makineler konvansiyonel veya sürekli olması uygulamayı etkilememekte sadece yöntem farklılığı olmaktadır. Verimliliğin her işlem bazında kontrol edilebilmesi için öncelikle, işin yapılış şekli takip edilmeli ve yapılanlar her zaman izlenmelidir. Bunun için ayrıca bir takip yöntemine gerek duyulmadan makine işlem raporları geliştirilerek kullanılabilir. sürekli makinelerde makine hızına göre makinenin tam kapasite kullanımı için seri olarak beslenmesi gerekmektedir. Bunun kontrolü makine raporları ile yapılmalıdır. Makine çalışmaya başladığı andaki saat yazılıp iş parçaları verilmeye başlanır, tüm parçalar verilip işlem tamamlandıktan sonra makinenin duruş zamanı yazılır. Aynı raporda makinenin boş kalma zamanı, arıza, işlenen parça sayısı, hatalı parça sayısı, kaç kişinin çalıştığı ve bakım zamanları da yazılıp daha sonra bu veriler günlük olarak hesaplanıp haftalık ve aylık istatistiksel veriler oluşturulur ve buradan da makinenin verimliliğine ulaşılır. Raporun sonucunda o makine ile ilgili boşta kalma zamanı ve gerekçeleri ile bakım ve arıza için geçen zamanlara ve makinenin kullanımının kapasiteye uygunluğu rakamsal olarak gözlenir. Ayrıca yine aynı raporda belirtilen zaman içerisinde kaç parça işlem gördüğü görülebildiği gibi, arızalı veya hatalı parça sayısına da rahatlıkla ulaşılarak, neden sonuç ilişkileri karşılaştırılıp iyileştirme çalışmaları yapılır. Bu çalışmalardan sonra işlemler tekrar izlenerek yapılan iyileştirme çalışmalarının etkisi ölçülür.
Ayrıca iş gücünün verimlilik kontrolü performans değerlendirme formları ile yapılmaktadır. Örneğin bir makine operatörünün performansı makineyi verimli kullanımı ve o makineden çıkan ürünlerin işlem ve kullanımdan kaynaklana hata sayısına göre tespit edilmelidir. İş gücündeki hata sayısını en az seviyelerde tutmak sürekli eğitim ile mümkün olmaktadır.

4.2. Verimliliğin Ölçülmesi ve Değerlendirilmesi

4.1.2. de belirtilen formların ve çalışanlar için performans değerlendirme formları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmelidir. Bunların elektronik ortamda ve/veya dosyalanarak ilerideki çalışmalara veri tabanı oluşturmak amacı ile bilgiler saklanmalıdır. Daha sonra bu verilerden hareketle işletmenin yapacağı yeni yatırım veya istihdamın arttırılması çalışmalarında geçmişe yönelik bilgilerden faydalanılacaktır. Yapılacak olan yeni bir makine yatırımı için yapılan Pazar araştırmasının yanı sıra formlardan da izlenerek imalattaki dar boğaz tespiti yapılarak gerekli olan makine işlem kapasitesi ve verimi bulunup, bu veriler ışığında yatırım yönlendirilmelidir.
Mevcut durumu koruyup ek yatırım yapmadan verimliliği artırarak, daha yüksek kapasitelere cevap vermek isteyen işletmeler ise öncelikle raporlardan çıkan sonuçlara göre mevcut yatırım kapasitesini daha nasıl iyileştirmesi gerektiğinin incelemesini yaparak sadece makine parkurunda veya yerleşim planında yapacağı ufak değişikliklerle makinenin verimini arttıracağı gibi ürün ve işlem sayısında ki artış ile kapasitesinde de gelişmeler gözlenecektir.
Yine aynı işletmeler çalışanlarının verimliliğini yükseltmek için küçük anket çalışmaları yapıp. Çalışanlarının taleplerini değerlendirmek ve bunu sonuçlandırarak iş gücü verimliliğini arttırabilmektedir.

5. Sonuç ve Öneriler

Sektörümüzde verimliliğin yukarıda kısaca bahsedilen unsurlar çerçevesinde ele alınıp bunlar formlar ile izlenmeli. Bunun sonucunda toplanan bilgilerin değerlendirilip. Hatalı veya eksik görülen yerlerde iyileştirme çalışmaları yapılmalı. Yapılan bu çalışmalarında izlenerek olumlu veya olumsuz etkilerinin gözlenmesi ve tekrar raporlar alınarak yapılan düzenlemenin verimliliğe katkısı sağlanmalıdır. Sürekli olarak gelişen teknolojinin yapılacak yeni uyarlama veya yatırımlar da dikkate alınması da ayrıca gereklidir. Çünkü yapılacak olan en ufak bir yükleme veya boşaltma ilavesi ile üretimde iş gücü verimini yükselttiği gibi makine verimliliğine de olumlu katkı sağlayacaktır. Her şeyden önce makine yükleme ve boşaltmalarında zaman kayıpları minimuma indiği gibi, yükleme ve boşaltmadan kaynaklanan ürün hataları da ortadan kaldırılmış olacaktır. Tabii ki; yapılacak olan bu veya benzeri küçük yatırımlar da izlenerek verimli kullanımı sağlanmalı ve eski duruma göre toplam verimliliğe etkisi ölçülmelidir.
İşletmeler bu mantık çerçevesinde büyümeye giderse, ülkemizde rakamsal verilerle de görülen atıl kapasite kullanımı ciddi boyutlarda aşağıya çekilecek veya kapasiteleri düşük olsa bile verimli çalışacaklardır.

5846 sayılı yasa gereği lütfen gerektiği gibi kaynak göstermeden alıntı yapmayınız


Kaynaklar

[1] Şenses,F.,1987,Gelişmekte Olan Ülkelerde ve Türkiye de Verimlilik, MPM, Verimlilik dergisi, Ankara, 240s.

[1] Tunçel,S.,2000,Bilgisayar Teknolojilerinin Mobilya İşletmelerinin Yönetim Organizasyonuna Etkileri Üzerine Araştırmalar,H.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi,Ankara,110s.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir