Emprenye Baslik

Share This:

Bahçe ve İç Mekân Mobilyalarında Emprenye Maddesi Seçiminde Dikkat Edilecek Hususlar ve Yeni Emprenye Maddeleri

Selim Şen
Kamile Tırak
D.Ü.Orman End.Müh.
selimsen@yahoo.com

Özet

İç ve dış mekânlarda kullanılan ağaç malzeme çeşitli odun zararlılarının tahribatından korumak için çeşitli koruyucu ve zehirli kimyasallarla muamele edilmektedir. Kullanılan kimyasallar arasında yüksek zehirlilik ve kanserojen etkilere sahip olan bazılarının çevresel tehlikelerinin ortaya çıkmasıyla kullanımdan kalkmaları gündeme gelmiştir. Bu durum çevre ve insan sağlığı üzerinde daha az etkili ya da tehlikesiz emprenye maddelerine yönelmeye neden olmuş ve böylece alternatif emprenye maddeleri ortaya çıkmıştır. Özellikle sürekli kullanılan iç mekân ve bahçe mobilyalarında emprenye maddesi seçiminde insan sağlığı açısından en tehlikesiz olanını tercih etmek önem taşımaktadır. Günümüzde çevre bilincinin artması ahşap koruma alanında da çevreye daha az zararlı kimyasal koruyucuların tercih edilmesinde etkili olmuştur.

Anahtar Kelimeler: Ahşap koruma, Emprenye maddesi, Zehirlilik, Bakır-Krom-Arsenik(CCA)

Decision Making for Wood Preserwative Selection in Garden and

Indoor Furniture and New Wood Preservation Chemicals

Abstract

Wood, which used indoors and outdoors, should be treated with preservative chemicals to protect against wood destroying organisms. High toxicity and carcinogen effects of wood preservative chemicals were resulted new cocerns. Thus some of the countries phased out their uses. This lead developing new chemicals which are less toxic or non-toxic for environmental and human health. As a result using alternative preservatives become popular. Especiallly for interrior and garden furniture are considered the selection of less harmful chemicals for human health have gained importance. Recently with increased pressure an environmental issues, wood preservatives have been selected from environmentally sound chemicals.

Key Words:, Wood preservative chemical,  Environmental preservation materials, Toxicity, (CCA)

Giriş

Dış mekanlarda kullanılan ahşap malzeme böcek ve mantar gibi odunun kullanım ömrünü kısaltan biyolojik zararlılara karşı korumak için çeşitli koruyucu kimyasallar ile emprenye adı verilen vakum ve basınçlı yöntemlerle muamele edilmektedir. Bu emprenye işlemlerinde yıllardır dünyanın çeşitli ülkelerinde kullanılmış olan ve halen daha kullanılan CCA (Bakır-Krom-Arsenik), kreozot ve pentaklorfenol gibi koruyucu maddeler en tesirli olan koruyucuların başında gelmektedir. Ağaç malzemenin bünyesinden yağmur suları ve diğer fiziksel etkenlerle yıkanabilen bu kimyasallar su ve toprak kirliliği açısından risk oluşturmaktadır. Aynı zamanda ekolojik dengeyi bozdukları, insan ve diğer canlıların sağlıklarını tehdit ettiğine ilişkin çok ciddi araştırma sonuçları bulunmaktadır (Şen, Hafızoğlu; 2001). Bu nedenle bu tip kimyasal maddelerin yerine çevreye daha az zararlı olabilecek ahşap koruyucuların kullanımı gündeme gelmiştir.

Bugün çevresel görüşler yüksek zehirliliğinden dolayı arsenik içerikli ve diğer zehirli odun koruyucu kimyasalların kullanımının azaltılması yönünde gelişmektedir. Günümüzde ABD, bazı Avrupa ülkeleri ve Japonya’da arsenik bazlı odun koruyucuların kullanılması yasaklanmıştır. Birçok ülkede ise zehirli kimyasallarla emprenyeli hizmet ömrünü tamamlamış ahşap malzemenin yakılması yasaklanmıştır. ABD’de CCA ile emprenye edilmiş ahşap malzeme üzerinde kullanım emniyeti hakkında bilgi veren etiketler kullanılmaktadır. Ülkemizde ise halkımız emprenyeli ahşabın zehirliliği hakkında fazla bilgi sahibi değildir.

Arsenik gibi zehirli ve ağır metaller içeren koruyucularla emprenye edilen mobilyaların kullanımı sırasında dikkat edilecek hususlar olduğu gibi kullanım ömrünü tamamlamış bu malzemelerin imhasında da bazı noktalar göz önüne alınmalıdır. Günümüzde hizmet ömrünü tamamlamış toksik kimyasallarla emprenyeli tel direklerinin miktarı büyük hacimlere ulaşmıştır. Bunlar ihalelerle halka satılmakta, satın alan kimseler bunları kesip biçmekte ve hatta ucuzluğundan dolayı yakacak olarak dahi kullanma yolunu tercih edebilmektedirler.

Ülkemizde de odun koruma endüstrisi alanında insan ve çevre sağlığı açısından tehdit oluşturacak toksik kimyasalların kullanımından uzaklaşma yönündeki eğilim hızla artmaktadır. Özellikle bahçe ve iç mekan mobilyaları gibi sürekli cilt temasının mümkün olduğu yerlerde kullanılacak mobilya ve diğer ahşap malzemelerin korunmasında daha az zararlı ya da zararsız emprenye maddelerini tercih etmekteyiz.

1. Ağaç Malzemenin Emprenyesinde Kullanılan Kimyasallar

Ağaç malzemenin emprenyesinde kullanılan emprenye maddeleri başlıca 4 grubta toplamak mümkündür (Bozkurt ve ark, 1993; Şen, Hafızoğlu, 2001).

1. Yağlı emprenye maddeleri: Bunlar içerisinde en yaygını maden kömürünün destilasyonu ile elde edilen kreozot olup, ağır kokusu nedeniyle kapalı yerler için uygun olmayıp genellikle açık alanlarda kullanılan ağaç malzemenin emprenyesinde uygulanır.

2. Suda çözünen emprenye maddeleri: Bunlar inorganik kimyasallar olup, bakır, krom, arsenik, çinko, potasyum, sodyum, bor gibi elementlerin tuzlarıdır. Ülkemizde ve dünyada yaygın olarak kullanılan bakır, krom ve arsenikden oluşan CCA’dır .

3. Organik çözücülü emprenye maddeleri: Bakır naftenat, çinko naftenat, pentaklorofenol, tributiltinoksit gibi maddelerdir. Bu maddelerle birlikte organik çözücü olarak terebantin ve tiner kullanılmaktadır. Odunun muamelesinden sonra uçucu olan bu maddeler uzaklaşır ve emprenye maddesi odunun içinde kalır. Bu maddelerin içerisine kullanım yerine göre lindane ve dieldrin gibi çeşitli böcek öldürücü insektisitler ve parafin ve sentetik reçineler gibi su itici maddeler de ilave edilmektedir (Hafızoğlu, 1987).

4. Özel amaçlar için kullanılan emprenye maddeleri: Bunlar ağaç malzemede renklenmeyi, ardaklanmayı, yanmayı önleyici ve fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı koruyucu etkisi olan emprenye maddeleri olarak sıralanabilir.

Odun koruyucu emprenye maddelerinin etkin, sürekli ve ekonomik olması ile birlikte insan ve sıcak kanlı hayvanlar için güvenli olması kriteri başta gelmektedir. Bu nedenle yeni geliştirilen koruyucuların geleneksel sistemlere oranla insanlara ve çevreye çok daha az toksik özellikte olması istenmektedir.

Kronolojik olarak, günümüze kadar yoğun olarak kullanılan emprenye sistemlerinin özet bir listesi Tablo 1 de verilmiştir (Kartal, S, N, 1996).

Tablo 1. Günümüze kadar kullanılmış olan emprenye maddeleri ve yöntemleri

Yıllar   Emprenye sistemi ve metotlar
1681 Kreozot
1838 Kreozot / Bethell Dolu hücre metodu
1902 Kreozot / Rueping Boş hücre metodu
1906 Kreozot / Lowry boş hücre metodu
1928 ACC (Asid bakır kromat)
1931 PCP  (Pentaklorofenol)
1933 CCA (Bakır krom arsenik)
1939 ACA (Amonyaklı bakır arsenik)
1950 ler Bor bileşikleri / Daldırma ve difüzyon metotları 1960 lar Organik çözücülü emprenye maddeleri / vakum metotları 1980 ler Alkil amonyum bileşikleri 1990 lar Arsenik ve krom içermeyen emprenye maddeleri

2. Ağaç Malzemeye Uygulanan Emprenye Yöntemleri

Emprenye maddelerinin ağaç malzemenin içerisine nüfuz ettirilmesinde kullanılan başlıca yöntemler aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

1.Basınç uygulanmayan yöntemler: Bunlar, uzun ve kısa süreli batırma yöntemi, sıcak – soğuk açık tank yöntemi, fırça ve püskürtme yöntemleridir.

2.Vakum ve Basınç Uygulayan Emprenye Yöntemleri: Bu yöntemlerde emprenye maddesi ağaç malzemenin içerisine istenen miktarda nüfuz ettirilebilmektedir. Bunların en önemlileri dolu hücre ve boş hücre yöntemleridir.

Dolu hücre yönteminde bir basınç silindiri içerisine yerleştirilen ağaç malzemenin havası bir ön vakum ile alınır sonra emprenye maddesi silindir içerisine doldurulur. Böylece ağaç malzemenin hücrelerinin içerisi emprenye maddesi ile doludur. Boş hücre yönteminde ise ağaç malzemeye bir ön vakum uygulanmadan arzu edilen miktarda emprenye maddesi nüfuz ettirilir (Şen, 2001).

3. Bazı Odun Koruyucu Kimyasal Maddeler ve Çevresel Etkileri

Son derece zehirli bir odun koruma maddesi olan Pentaklorofenol önceki yıllarda odun koruma teknolojisinde kullanılmıştır. Ancak insan derisinden absorbe edilebilmesi ve klordan dolayı oluşan şiddetli bir tür sivilce ve karaciğer tahribatına neden olması ile insanlarda toksin birikmesi ve kansere neden olmasından dolayı (Fink, 1990; Bradley, 1998) günümüzde artık kullanılmamaktadır.

Kreozot, dış alanlarda kullanılan bir katran olup güçlü bir deri ve solunuma bağlı sinirlilik yapmaktadır. İnsanlarda kanserojen ve teratojen bir madde olarak etkisini gösterebilmektedir (Thomas, 1998). Çinko ve bakır naftenat ise hafif derecede bir deri alerjisi yapabilmektedir. Bakır naftenat mide yoluyla kısmen zararlıdır. Eğer solventler içinde bir süre tutulursa solvent oldukça zararlı dereceye gelebilmektedir (Thomas, 1998).

Kanserojen özelliğinden dolayı yıkanan kimyasallar içerisinde en çok dikkati arsenik çekmektedir. Yer kabuğunda kayalarda, toprakta, suda, bitkilerde ve hayvanlarda çok düşük seviyelerde bulunan bu element doğal ortamlarda, genellikle diğer maddelerin molekülleri ile birlikte bulunur ve yayılma eğilimi göstermez. Tarım ilaçlarının uygulanması, madencilik ve metalurji çevreye arsenik yayılmasına neden olan faaliyetlerdir. ABD’deki endüstriyel arseniğin yaklaşık %90’ı odun koruma endüstrisinde kullanılmaktadır. Ancak, endüstriyel arsenik kullanan iş kolları sadece bunlarla sınırlı olmayıp, boya, renklendirici madde, bazı metal imalatçıları ve yarı iletken sanayisi arsenik kullanmaktadır (Anonim d, 2002).

CCA deri temasıyla absorbe edilebilen, nefes ve mide yolu ile zarar yapabilen son derece zehirli bir toksindir. Kanserojen ve teratojen olarak bilinmektedir. Deri ile temasta deri kaşıntısı ve alerjisi, deride renklenme, deri pigmentlerinde kayıp ve ülserasyon ortaya çıkabilmektedir. Solunum yoluyla solunuma ait sinir bozukluğu, deri, akciğer ve karaciğer kanserine neden olabilmektedir. Solunum ve mide yoluyla sindirim bozukluğu, akciğer ve periperal sinir bozukluğu ile böbrek ve kanda zarar yapabilmektedir (Thomas, 1998).

4. CCA’nın Odun Koruma Endüstrisinde Kullanılması

CCA (Bakır-Krom-Arsenik) ilk olarak 1938 yılında üretilmiş, daha sonra CCA-A, CCA-B ve CCA-C olarak bileşim oranları farklı üç formülle üretilmiştir. CCA-C bugüne kadar geniş oranda kullanılan en modern formül olup dünyanın bir çok ülkesinde en yaygın olarak kullanılan bir odun koruma maddesidir. CCA emprenye maddesinin içerdiği arsenikden dolayı dumanı ve külü son derece zehirli ve kanserojen bir maddedir. Piyasada odun koruyucu olarak satılan tuzlu CCA solüsyonlarının içerikleri %30-50 arasında arsenik içerirken, aktif oksitler halindeki karışımlar ise %16-48 arasında arsenik pentaoksit içermektedir (Bozkurt ve ark.; 1993).

Örneğin; 1995 yılında Amerikan Odun Koruma Enstitüsü (AWPA) verilerine göre 63 milyon kg CCA, 12 milyon m3 keresteyi emprenye etmek amacıyla kullanılmıştır. CCA dışında diğer suda çözünen emprenye maddelerinden de yaklaşık olarak 3.9 milyon kg’ı tüketilmiştir.

Son yıllarda CCA ile ilgili literatüre bakıldığında iki farklı görüşle karşılaşmaktayız. Birinci görüşü destekleyen araştırmalara göre CCA’yı oluşturan alt-bileşenler (Krom/Bakır/Arsenik) odunda bulunan selüloz, lignin ve hemiselülozlar ile kimyasal bir reaksiyona girerek oduna bağlanmaktadır. Bu grup ayrıca CCA’nın bir miktarının  yıkandığını kabul etmekte fakat  yıkanma miktarının insan hayatını tehlikeye sokacak düzeyde olduğunu kabul etmemektedir. Diğer grup ise, CCA bileşenlerinin kimyasal olarak odun hammaddesine bağlandığını kabul etmekte ancak yıkanma miktarlarının yüksek olduğuna ve insan sağlığını tehdit edecek düzeyde olduğuna inanmaktadır (Taşçıoğlu, 2004; Şen ve ark, 2002).

4.1. CCA’nın Çevresel Etkileri

Diğer taraftan hizmet süresi biten emprenye edilmiş ağaç malzeme atıkları da astronomik boyutlara ulaşmakta, yeni kabul edilen düzenlemelerle bu malzemelerin atık olarak gömülmesi zorlaştırılmaktadır. ABD de Wisconsin eyaletindeki Orman Ürünleri Laboratuarlarının (Forest Product Laboratory, FPL) istatistik çalışmalarına göre 30 yıl ortalama hizmet süresi baz alındığında yılda yaklaşık 6 milyon m3  emprenye edilmiş masif odun veya odun bazlı malzeme (bütün emprenye maddeleri göz önünde bulundurulduğunda) katı atık sistemine karışmaktadır. Bu miktarın 2020 yılı  itibari ile 19 milyon m3 /yıl olması beklenmektedir. Bu kadar büyük miktarlardaki emprenye edilmiş ve hizmet süresi dolmuş ağaç malzemenin değerlendirilmesi de oldukça ciddi çalışmalar gerektirmektedir.

Bütün bu çalışmalar ışığında;

Bugün ABD de bazı eyaletler  ve yerel yönetimler CCA ile emprenye edilmiş oyun alanları ekipmanları bulunan parkları kapatmakta veya buradaki ağaç malzemeyi arsenik içermeyen emprenye maddeleri ile muamele edilmiş ağaç malzeme ile ya da plastik veya kompozit malzemeler ile değiştirmekte ve CCA ile emprenye edilmiş malzeme ve kirlenmiş toprağı uzaklaştırmaktadır. Acil çözüm olarak CCA ile emprenye edilmiş ve açık hava şartlarında bulunan ağaç malzemenin düzenli aralıklarla (örneğin, yılda bir veya iki kez) film tabakası oluşturan boyalarla (örneğin; yarı saydam yağ bazlı renklendiriciler) boyanması önerilmekte ve bu suretle ağaç malzemede bulunan arsenik ve diğer ağır metallerin yıkanarak uzaklaşması önlenmeye veya en azından azaltılmaya çalışılmaktadır. Ancak bu yüzey işlemi seçilirken dikkatli olunması ve açık hava şartlarında çatlayıp dökülebilen renklendiricilerden kaçınılması tavsiye edilmektedir (Taşçıoğlu, 2004).

CCA ile emprenye edilmiş ağaç malzemenin, oyun alanlarında, piknik masalarında, peyzaj çalışmalarında, parmaklıklarda, bahçe çitlerinde, rekresyonel yürüme yolları gibi birçok alandaki kullanımını etkileyecektir. 2003 Aralık ayından itibaren EPA, CCA ile emprenye edilmiş ürünlerin konutlarda kullanımına hiçbir şekilde izin vermeyeceğini açıklamıştır. Bu karar; tüm üretim ve pazarlama sektöründe arsenik içermeyen yeni alternatif odun koruma maddelerine yönelmeye neden olacaktır. EPA arsenikli ürünlerin toplum için aşırı risk taşıdığı sonucuna  varmamasına rağmen, arseniğe maruz kalmanın mümkün olduğunca azaltılması gereğini de vurgulamaktadır. Bütün bunlara ek olarak CCA ile emprenye edilmiş oyun alanlarında mevcut arsenik yıkanması  kadar, CCA ile emprenye edilmiş kereste ile doğrudan  deri temasının etkileri de çeşitli bilimsel kuruluşlarca  araştırılmaktadır (Taşçıoğlu, 2004).

5. CCA nın Emprenyeli Ahşap Malzemeden Serbest Hale Gelmesi

CCA ile emprenye edilmiş ağaç malzemedeki arsenik birçok yollarla odundan çözünebilmekte veya serbest kalabilmektedir (Anonymous, 2000). Bunlar

  • Odun yakıldığında
  • Mekanik aşınmalar sonucu
  • Emprenye edilmiş ağaç malzemeye direk temas ile
  • Asitli ortamın etkisi ile olmaktadır.

5.1. Odun Yakıldığında

CCA ile emprenye edilmiş ağaç malzemenin yakılması arseniği yok etmez, aksine yoğunluğunu arttırır ve yakılma esnasında atmosfere zehirli arsenik oksit gazları yayar. ABD’ de CCA ile emprenye edilmiş malzemenin kontrolsüz bir şekilde yakılması federal kanunlarla bütün eyaletlerde yasaklanmıştır (Taşçıoğlu, 2004). Yaklaşık 3.7 metre boyundaki (12 foot 2×6) CCA ile emprenye edilmiş bir ağaç malzeme 27 gram arsenik içermektedir. Bu miktar 250 yetişkin insanı öldürmeye yetecek bir miktardır. Emprenyeli odun içindeki arsenik kimyasal bağlarla tutulmaktadır. Ağaç malzemenin yakılması sonucu arsenik serbest kalır. Tek bir kaşık CCA’lı odun külündeki arsenik öldürücü bir doz içerir. Daha da kötüsü arsenik herhangi bir belirti göstermez. Belirgin bir tadı yoktur ve varlığını anlayacak bir kokusu da mevcut değildir. Yanma ile ortaya çıkan arsenik külünün zehirliliğini herkes kabul etmektedir. Dünyada 50 ülkede CCA ile emprenye edilmiş ahşap malzemenin yakılması yasaklanmıştır. Bu, itfaiyeciler, temizlikçiler ve arazi çalışanları için bir tehdit oluşturmaktadır (Anonymous, 2000).

5.2. Mekanik aşınma

CCA ile emprenye edilmiş ağaç malzeme kesildiğinde, zımparalandığında, planyalandığında veya çeşitli biçimlendirme işlemlerine tabi tutulduğunda CCA’lı odun parçacıkları ve toz ortaya çıkmaktadır. Bu tozlarla ilgili herhangi bir çalışma henüz yapılmamış olmakla birlikte CCA ile emprenye edilmiş ağaç malzeme üzerine konulan uyarı etiketlerinde bu tozlardan kaçınılması gerektiği ve uygun toz maskelerinin kullanılması veya en azından kesim ve zımparalama işinin açık havada yapılması önerilmektedir  (Michael, 1998).

5.3. Doğrudan temas

Yapılan çalışmalarda gerekli tedbirler alınmadığı takdirde CCA ile emprenye edilmiş ağaç malzemeye el ile direk temas edilmesi zorunluluğu halinde günde yaklaşık 7 mg arseniğin yemek borusu yoluyla alınabildiğini tespit etmiştir. Bu miktar, günlük tahmin edilen 5 mg yemeklerde ve 5 ila 100 mg (ppb) içme suyunda bulunabilecek miktarla karşılaştırılmalıdır.

Connecticut Agricultural Experiment Station” tarafından yönetilen bir çalışmada araştırmacılar arsenik ile muamele edilen odun ile direk temas sonucu çocukların ellerine arseniğin bulaştığını ve yemek borusuyla alınabilecek miktar günde 7 miligram tespit edilmiştir. Bu miktar yemeklerde tahmin edilen 5 mg ve  içme suyunda  tahmin edilen 5 ila 100 miligram (ppb) miktarla karşılaştırılmalıdır (Michael, 1998).

5.4. Asitli ortamın etkisi

Asit yağmurlarının ve asitli temizleyici maddelerinin CCA ile emprenye edilmiş ağaç malzemenin temizliğinde kullanımlarının, yıkanarak uzaklaşan, toprağa ya da suya karışan arsenik miktarını arttırdığı görülmüştür (Taşçıoğlu, 2004). Yine “Connecticut Agricultural Experiment Station” tarafından yapılan bir çalışmada CCA ile muamele edilen eski güverteler altında ortalama 76 ppm arsenik konsantrasyonu tespit edilmiştir. Bu miktar 3 ppm’den 350 ppm’e kadar çıkmakta ancak müsaade edilen oran sadece 10 ppm kadardır. Asid yağmurlarının ve asidik güverte yıkanmalarının arseniğin serbest hale gelmesini hızlandırdığından kuşkulanılmaktadır (Michael, 1998). Bununla birlikte Arsenik ve çinkonun asitli ortamda reaksiyonu sonucu meydana gelen sinir gazı olarak kullanılan arsenik gazının serbest hale gelmesi de diğer bir konudur.

Serbest arsenik gıdalardan ve zemin sularından insan vücuduna yol bulabilmektedir. CCA külü içindeki arsenik toprak içinde yağmur suları ile yıkanarak su kaynaklarına karışabilmektedir. İnsan derisine temas ettiğinde absorbe edilebilmektedir. 1 gram arseniğin yirmide biri iki aylık bir periyodun üzerinde biriktiğinde ölüme yol açabilmektedir. Çok daha düşük düzeylerde ise kanserojen bir maddedir. Sudaki EPA limiti yaklaşık 50 ppb ve oturulan yerlerde önerilen miktar 2 ppb kadardır (Fink,1990).

6. CCA İle İlgili Gelişmeler ve Kullanımdan Kaldırılması

Avrupa Topluluğu Komisyonunun 30 Mayıs 2002 tarihinde yaptığı kimyasal açıdan tehlikeli maddelerin pazarlanması ve kullanımı konulu toplantıda aşağıdaki taslak kararları benimsenmiştir:

Arsenik içeren bileşikler (CCA ve diğer tarımsal ilaçlar) bot ve deniz araçlarında, balık ve kabuklu deniz hayvanlarının avlanmasında kullanılan her türlü kafesler, dubalar ve ağlarda ya da tam veya kısmen suyla temas eden araç ve gereçlerde mikroorganizmaların gelişmesine karşı kullanılamaz.

CCA tuzları ve basınç-vakum yöntemi ile emprenye edilen ağaç malzeme ancak profesyonel ve endüstriyel amaçlı kullanılabilir. Konstrüksiyon malzemesi olarak kamu, çiftlik ve endüstriyel binalarda, su soğutma kuleleri, istinat duvarları, köprülerde, ses bariyeri olarak karayollarında, çığ kontrol yapılarında, elektrik ve telekomünikasyon direklerinde, metro ve demiryolu traverslerinde kullanılabilir. Bunların dışında kalan alanlar olarak; konut içleri ve konut inşaatlarında, ciltle temasın sürekli olacağı yerlerde,  deniz suyu içerisinde kullanılacak her türlü ahşap, her türlü tarımsal alan, işlenmiş ağacın yarı mamul ya da mamül bir ürün olarak insan ya da hayvanlarla temas edebileceği yerler, besin maddeleri ile temas edebilecek alanlarda kullanılması sakıncalı olmaktadır (Anonim 2004).

Yukarıdakilere ek olarak bazı Avrupa Topluluğu üyesi ülkeler kendi bireysel önerilerini belirtmiş bulunmaktadırlar. Örneğin; Fransa CCA ile emprenye edilmiş ağaç malzemenin kontrolsüz yakılması konusuna dikkat çekmiş fakat tarım alanlarında yapılan binalarda CCA ile emprenye edilmiş emprenye maddelerinin kullanımına izin verilmesi gerektiğini önermiştir (Taşçıoğlu, 2004).

Özellikle alınması gerekli olan tedbir Arsenik içeren kimyasallarla odunun muamele edilmemesidir. Avrupa topluluğu ülkeleri, ABD’nin birçok eyaleti ve Japonya’da CCA’nın kullanılması yasaklanmıştır. Külleri etraftaki su kaynakları ve sıcak kanlı hayvanlar için risk oluşturduğundan CCA ile muamele edilmiş olan odunlar asla yakılmamalıdır. ABD’de CCA ile emprenye edilmiş odunlar üzerinde kullanım emniyeti hakkında bilgi veren etiketler bulunmaktadır (Şen, Hafızoğlu; 2001).

7. İç ve Dış Mekân Ahşap Malzeme İçin Geliştirilmiş Yeni Emprenye Maddeleri

Son yıllarda yeni emprenye maddelerinin geliştirilebilmesi için çok sayıda araştırma bu alana kaydırılmış bulunmaktadır. Bu alandaki ilk çalışmalar EPA (Environmental Pollution Agency) tarafından yaygın olarak kullanılan odun koruma maddelerinin çevresel zararları dikkate alınarak başlatılmıştır. Bu çalışmaların bir sonucu olarak daha az zehirli etkiye sahip maddeler bu alanda kullanılmak üzere belirlenmiştir. Bu kimyasalların büyük bölümünün ortak özelliği daha önce tarımsal alanlarda kullanılmış olmaları ve bir takım değişiklikler sonucu ağaç malzeme emprenyesine uygun hale getirilmelerinden ibarettir. Diğer bir grup ise [örneğin; bakır naftenat ve Cu-8 (bakır oksin)] bugüne kadar emprenye maddesi olarak sınırlı kullanımda olan fakat diğer odun koruma maddelerine göre daha düşük zehirlilik oranına sahip olmalarıyla ilgiyi üzerlerine çekmişlerdir (Taşçıoğlu 2004).

Tablo 2: Ağaç malzeme emprenyesinde kullanılan bazı alternatif biyositlerin kimyasal ve toksik özellikleri (Taşçıoğlu,  2004)

Didesiyl di metil amonyum kloritAlkil amonyum klorürOral LD50  :  450DermalLD50  : 4300Tüm hidrokarbonlarda ve sudaOdun çürüklüğü yapan mantar ve odunu tahrip eden böceklere karşı etkili4,5-Dikloro-2-n-oktil-4-izothiozam-3 oneOral LD50 : 1890DermalLD50 : 1700Hidrokarbonlu çözücülerde ve az olarak sudaOdun çürüklüğü yapan mantar ve odunu tahrip eden böceklere karşı etkili2-(Tiyo siyanometil tiyo) benzothiazoleOral LD50: 1590DermalLD50: 10000Hidrokarbonlu çözücülerde ve az olarak sudaOdun çürüklüğü yapan mantar ve odunu tahrip eden böceklere karşı etkili

 Ticari ismi Kimyasal ismi ve formülü Zehirlilik derecesi (LD50)Mg/kg Çözücüleri Etkileri
 Wokosen® PropikonazolC15H17Cl2N3O2 Akut ve oralLD50 :1517DermalLD50 : >4000 Organik çözücülerde, suda az olarak Odun çürüklüğü yapan mantar ve odunu tahrip eden böceklere karşı etkili
Klorothalonil/ Tuffgard® 2,4,5,6-Tetrakloroisophtalonitrile Oral LD50: 10000 Akut dermalLD50 :10000 Organik çözücülerde sınırlı olarak, suda çok  az Odun çürüklüğü yapan mantar ve odunu tahrip eden böceklere karşı etkili
Bakır oksin Bakır-8-KinolinolatCu-8   Suda çözünmez Sudaki organizmalara karşı zehirli
Polyphase® 3-Iyodo-2-propinil bütil karbametC8H12INO2 Oral LD50 :  1580DermalLD50:  >2000 Hidrokarbonlardave suda Odun çürütücü mantarlara etkili fakat odunu tahrip eden böceklere karşı değil
Bardac 22®(DDAC)(AAC)
Kathon 930®(RH 287)
Timbor®  Di sodyum okta borat tetra hidratNa2B8O13.4H2O Oral LD50 : > 3000DermalLD50      :>5000 Suda yüksek oranda çözünür Odun çürüklüğü yapan mantar ve odunu tahrip eden böceklere karşı etkili, memelilere karşı çok düşük oranda zehirli
Busan 30® (TCMBT)

7.1 Borlu Bileşikler (Boraks/Borik Asit)

Aktif bileşeni bor olan inorganik bir biyosittir. Memelilere karşı çok düşük zehirlilik etkisi vardır ve odunu çürüten mantar ve böceklerin birçoğuna karşı etkilidir. Fiziksel olarak suda yüksek bir çözünürlük gösterdiğinden rutubeti yüksek ağaç malzemenin içine veya ağaç malzemeden dışarıya kolayca nüfuz eder. Bu özelliğinden dolayı kullanımı toprakla temas etmeyen kapalı alanlarda yapılan uygulamalarla sınırlandırılmıştır. Güncel olarak ABD de sınırlı düzeyde ticari ürün olarak kullanılmaktadır (Taşçıoğlu, 2004).

Bor bileşikleri uzun süredir Avrupa, ABD ve Avustralya’da kullanılmaktadır. Taze haldeki oduna kolayca nüfuz ettirilebilir. Kuru haldeki odunun emprenyesinde ise basınç metotları kullanılır. Bor bileşikleri çevresel problemler açısından uygun emprenye maddeleri olmalarına karşın, yıkanmaya karşı gösterdikleri yüksek hassasiyet kullanımlarını oldukça sınırlamaktadır. Yıkanma miktarının azaltılması amacıyla, su itici maddelerin ve polimer sistemlerinin ilave edilmesi, bor formülasyonlarının özelliklerinde gelişmeler sağlamıştır (Kartal, 1996)

7.2. Bakır Bazlı Sistemler: (AmCC, Cu-8, CuDCD, CuCit, ACQ, CuN, CCB)

Amonyaklı bakır karboksilatlar (AmCC) sulu amonyakta çözülebilir ve koyu yeşil bir renge sahiptir. AmCC’ler 4,8-6,4 kg/m3 absorpsiyon düzeylerinde oldukça iyi bir etkinliğe sahip olmalarına karşın, bakır tolere eden mantar türlerini kontrol edemezler ve toprakla temas eden kullanım yerlerinde uygun değillerdir.

Bir organik metal bileşeni olan Cu-8 (Bakır-8-kinolinolat) insanlara karşı düşük zehirlilik etkisi gösterir ve odun çürüklüğü yapan mantarlara ve böceklerin birçok türüne karşı etkilidir. Cu-8 suda ve birçok organik çözücüde çok çözünmez fakat yağda çözünen şekli etil-2-hexot ile reaksiyon sonucu üretilebilir. Suda çözünen şekli de Dodecylbenzen sülfürik asit ile üretilebilir fakat bu formülün metallere karşı yüksek korozif etki gösterdiği göz önünde bulundurulmalıdır. Cu-8 yeni bir emprenye maddesi olmamakla birlikte uzun bir süredir sınırlı düzeyde çeşitli odun ve tekstil ürünlerinde kullanılmıştır. Gıda maddeleri ile temas halinde bulunan ağaç malzemenin emprenyesinde kabul gören tek kimyasal maddedir. Özellikle gıda nakliyatında kullanılan paletler ve piknik masaları gibi gıda maddeleri ile teması söz konusu olan ağaç malzemenin muamelesinde kullanılır.

CuDCD (Bakırdimetilditiyokarbamet) toprakla temas eden kullanım yerlerinde absorpsiyon düzeyi 1.6-3.2 kg/m3 olduğunda etkin bir bileşiktir. CuCit (Amonyaklı bakır sitrat), toprakla temas eden kullanım yerlerinde 6.4 kg/m3, toprak üstü uygulamalarda 4.0 kg/m3 ve deniz içi uygulamalarda 40 kg/m3 absorpsiyon düzeyi sağlanmalıdır.  Diğer bakır bazlı bileşikler CuHDO (bis-(N-siklohekzildiazenyum-ioksi)-bakır), CuN (Bakır naftenat, Amonyaklı bakır naftenat, Bakır krom bor olarak sayılabilir.

7.3. Alkilamonyum Bileşikleri veya Quatlar (DDAC, AAC, ACQ)

DDAC (didesil dimetil amonyum klorit) memelilere karşı düşük zehirlilik etkisi gösteren organik bir biyosittir. Odunda çürüklük yapan mantar ve böceklerin birçoğuna karşı etkilidir. Quatlar %80-90 didesildimetil amonyumklorür ve %10-20 dialkildimetil amonyumklorür içeren emprenye maddeleri olup hem su hem de organik çözücülerde çözünebilmekte ve yıkanabilme özelliğini azaltan bir iyon değiştirme reaksiyonu yardımıyla odunla reaksiyona girmektedir (Taşçıoğlu, 2004; Kartal, 1996).

Odun koruma maddesi olarak etkinliğini arttırmak için genellikle diğer biyositlerle kombine edilebilmektedir. Bu şekilde DDAC odun koruma maddesi iki ticari formül ile kullanılmaktadır. Önceden belirtildiği gibi DDAC ve IPBC nin bir kombinasyonu renk ve küf mantarlarını taze odunda kontrol etmek için kullanılmaktadır. Son yıllarda, birçok uygulamalarda CCA’ ya alternatif olarak DDAC ve ACQ (Amonyum bakır kuat) kombinasyonu uygulanmaya başlanmıştır.

AAC, sterilize maddesi, dezenfektan ve bakteriosid olarak önemli miktarlarda kullanılmaktadır.

7.4. Tiazol, Karbamet ve Triazoller (TCMTB, IPBC)

Bu emprenye maddeleri son yıllarda diri odun renklenmesi ve küflenmeye karşı PCP (pentaklorofenol) yerine ön plana çıkmışlardır. Tiazollerin en önemlisi olan TCMTB (2-(tiosiyanometiltio) benzatiazol)  memelilere karşı düşük zehirlilik etkisi gösteren, ancak birçok odunda çürüklük yapan mantar ve böceklere karşı etkili organik bir biyosittir. Toprakla temas eden kullanım yerlerinde kullanımı orta derecede iyidir.  Hidrokarbon çözeltilerinde kolaylıkla çözünebilirken pratikte suda çözünmez. Metilen bis thiosiyonat içeren TCMTB formülü yeni biçilmiş kerestede renk ve küf mantarlarını kontrol için kullanılmaktadır (Taşçıoğlu, 2004).

IPBC (3-iodopropinil bütil karbamet) geniş bir kullanım yerine sahip olup İnsanlara karşı düşük zehirlilik etkisi gösteren organik bir biyosittir. TCMTB’ye oranla toprakla temas eden kullanım yerlerinde performansı daha düşüktür. Odunu tahrip eden küf ve renk mantarlarının birçoğuna karşı etkilidir, fakat odunu tahrip eden böceklere karşı etkili değildir. Daha çok küflenmeye karşı boyalara katılarak kullanılmaktadır. Yapı keresteleri ve benzer ürünler için toprakla temas etmeyen yüzeylerin emprenyesinde kullanılması tavsiye edilmektedir (Kartal, 1996; Taşçıoğlu, 2004).

Triazollere ise azakonazol, propikonazol ve tebukonazol örnek olarak verilebilir. Tebukonazole solvent bazlı olup mantar, böcek ve termitlere karşı etkili hidrofobik bir madde olarak piyasada vascol ticari adı bilinen emprenye maddesi örnek olarak verilebilir.

Propikonazole memelilere karşı düşük zehirlilik etkisi gösteren, ancak oduna zarar veren birçok renk ve çürüklük mantarları ve böcek türlerine karşı etkili organik triazole bir biyosittir. Organik çözücülerde kolaylıkla çözünürken suda düşük bir çözünürlük gösterir. Avrupa ve Kanada da toprakla direkt olarak temasta bulunmayan ağaç malzemenin emprenyesinde renk ve küf mantarlarının kontrolünde kullanılmaktadır.

7.5. Klor Bazlı Bileşikler (CTL)

Clorothalonil; memelilere karşı çok düşük zehirlilik etkisi gösteren fakat böceklere ve odunda çürüklük yapan mantarlara karşı geniş spektrumlu organik bir biyosittir. Suda çözünürlüğü çok düşük organik çözücülerde ise çözünülürlüğü sınırlıdır. EPA tarafından Genel Kullanımlı Pestisit olarak sınıflandırılmıştır. II. sınıf zehirlilikte (orta zehirlilik), göz kaşınmasına neden olan bir maddedir. Tarımsal fungisit olarak geniş miktarlarda kullanılmakta ve, on yıldan fazla bir süredir de odun koruma alanında faydalanılmaktadır. Toprakla temas eden kullanım yerlerinde absorpsiyon düzeyi 8 kg/m3 dür  (Taşçıoğlu, 2004).

Günümüzde Chlorothalonil bazı uygulamalarda CCA ile emprenye edilmiş ağaç malzemede küf mantarlarını kontrol etmek için kullanılmaktadır. Etkili oluşu ve göreceli olarak ucuz olmasından dolayı bu kimyasal maddelerinin toprakla direk temasta bulunan veya toprak yüzeyinin üzerinde kullanılan ağaç malzemenin emprenyesinde yüksek bir potansiyele sahip olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca NexGen ticari adıyla diri odundan oluşan renk mantarlarına karşı kullanılmaktadır.

Düşük konsantrasyonlarda klorothalonil insan vücudunu 24 saat içinde terk eder.

Yaban hayvanları ise bu maddeden etkilenmez. Fakat balıklara, suda yaşayan omurgasızlara ve denizde yasayan diğer organizmalara karşı yüksek derecede zehirlidir. Aerobik topraklarda bir aydan üç aya kadar kalır. Artan toprak rutubeti veya sıcaklığı klorothalonilin degredasyonunu arttırır. Toprak yüzeyinde güneş ışığı tarafından bozulmaz.

DDAC (didesil dimetil amonyum klorit) küf ve renk mantarlarına karşı etkilidir ve yeni biçilmiş ağaç malzemenin bu mikroorganizmalara karşı korunmasında yaygın olarak kullanılmaktadır. (4,5-Dikloro-2-n-oktil-4-izothiozam-3 one) insanlara karşı düşük zehirlilik etkisi gösteren, birçok odunda çürüklük yapan mantar ve böceklere karşı etkili organik bir biyosittir. Hidrokarbon çözeltilerinde kolayca çözünebilmesine rağmen pratikte suda çözünmez. Günümüzde her ne kadar ticari olarak yaygın kullanımda olmasa da gelecek vaat eden bir emprenye maddesidir (Taşçıoğlu, 2004).

7.6. Hafif Organik Çözücülü Sistemler

1960 lardan bugüne Avrupa’da önemli bir rol oynamıştır. Bu sistemler genel olarak doğramalık ve çatı maksadıyla kullanılacak kerestelerin emprenyesinde kullanılmaktadır. Suda çözünen emprenye maddeleri doğramalık kerestelerin emprenyesinde önemli bir yer tutmaktadır. Günümüzde düşük organik solventli emülsiyon formülasyonları geliştirme yolunda önemli adımlar atılmıştır.  Piyasada Tanalith E, İmersol Aqua gibi çeşitli ahşap koruma kimyasalları kullanılmaktadır (Anonim, 2004).

8. Sonuç ve Öneriler

Genel olarak bakıldığında yeni emprenye maddelerinin zamanla öneminin artacağı anlaşılmaktadır. Emprenye maddelerinin koruyuculuk değerlerinin muayenesinde kullanılan açık arazi ve laboratuar denemelerinin yeni nesil koruyucularla yapılarak çürüklük testleri ve yıkanma özellikleri belirlenmesine önem verilmelidir.

Özellikle yakın temasın süreklü olduğu ahşapların emprenyesinde kullanılan CCA emprenye maddesinin yerine ACQ-B (Amonyak/Bakır/Kuat ın B tipi formülü), ACC (Asit/Bakır/Kromat) ve Bakır oksit (CuO) ve bunların borlu minerallerle olan kombinasyonları alternatif emprenye maddeleri olarak önerilmiştir. Formüllerde de görüleceği gibi bu maddelerin ortak özelliği çevre üzerinde en çok problem oluşturan arsenik elementi içermemeleridir. Burada yapılan mantarlara maruz bırakma ve ağırlık kaybı denemelerinde bu alternatif odun koruma maddelerinin de CCA kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca yukarıda Tablo 2’de belirtilen yeni emprenye maddeleri de alternatif çözümler listesine dahil edilmektedir.

Dünyadaki CCA kullanımını sınırlamayı amaçlayan gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda gelecekte bu kimyasalın kullanımının gittikçe azalmasıyla birlikte yeni emprenye maddeleri arayışının devam edeceği görülmektedir. Toksik kimyasal odun koruyucuların önümüzdeki yıllardan itibaren çevre koruma kurumlarının aktif faaliyetleri ve resmen kabul edilen uygulamalarla kullanımdan kalkacağı daha da belirgin hale gelmiştir.

Ülkemizde de bu gelişmeler takip edilerek emprenye maddesi ithalatçı firmalar ve emprenye fabrikalarımız tedbir almak zorunda kalacaklardır. Çevreye daha az zararlı düşük zehirlilik değerinde kimyasal koruyucu maddelerin kullanımına artık başlanmalıdır. Alternatif çözümler uygun yatırım maliyetleri ile oluşturulurken, yeni emprenye maddelerinin uzun süreli olarak çürüklük, yıkanma ve zehirlilik testleri yapılarak açıklığa kavuşturulmalıdır.

Bunlara ilave olarak koruyucu kimyasallarla emprenye edilen ahşap malzemenin kullanımı sırasında bazı hususların göz önünde tutulması gerekmektedir.

Odun üzerinde emprenye edildiği kimyasal maddeler hakkında maddenin zehirlilik değerlerini içeren etiket bulunmalıdır. Bu etiketler kullanım emniyeti açısından önemlidir.

Kullanım ömrünü tamamlamış emprenyeli ahşap malzeme içerdiği kimyasal koruyucular hakkında bilgi sahibi olunmadan kesinlikle yakılmamalı ve diğer mekanik işlemlere tabi tutulmamalıdır.

Bahçe ve iç mekân mobilyalarında direk temasın söz konusu olduğu yerlerde kullanılacak ahşap malzemenin emprenye edilmesinde mümkün olduğunca en az zehirli kimyasal koruyucu maddeler tercih edilmelidir.

Kullanım emniyetini belirten bir etiket taşımayan çocuk oyun grupları, bahçe çitleri, seralar, piknik masalarının bir kimyasal madde tarafından emprenye edilmiş olabileceği her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Bu noktadan hareketle emprenye maddesinin yıkanabilme ihtimali ile içme sularına karışabileceği, sebze ve meyve bahçelerine karışabileceği ve direk temas söz konusu olduğunda ele ve gıda maddelerine bulaşma risklerine karşı dikkatli olunmalıdır.


5846 sayılı yasa gereği lütfen gerektiği gibi kaynak göstermeden alıntı yapmayınız

Kaynaklar

  1. Anonim (2004), Hemel Emprenye Sanayi ve Ticaret AŞ. http://www.hemel.com.tr
  2. Anonymous (1994), Sally-Anne. Sadler@Metrokc.gov, Treated Wood, Organic Gardening, V: 41-1 p:71(3).
  3. Anonymous, (1999), Treatment of Wood, Published by University Extension, University of Missouri-Columbia.
  4. Anonymous, (2000), Origen Biomedical, Arsenic and CCA Pressure-Treated Wood, 2525-Hartford, Rd. Austin, Texas, USA.
  5. Anonymous, (2001) Traverse City’s Health House Advantage, http://wburkholderconstruction.com
  6. Bozkurt, A.Y., Göker, Y., Erdin, N., (1993), Emprenye Tekniği, İÜ Yayınları, 3779/425, 429 s.
  7. Bradley, B., Scotia, N., (1997), Bradley@MSVU.Ca, Lethal “Pressure Treated” Wood.
  8. Fink, T. J. (1990). Chemical hazards of woodworking. Fine Woodworking. Jan/Feb, pp. 58-63.
  9. Hafızoğlu, H., (1987), Ağaç Malzeme Emprenye Tekniği Ders notları, KTÜ Orman Fakültesi, Trabzon.
  10. Kartal, S,,N.,(1992, Yayın komisyonuna sunulduğu tarih 1996) Günümüzde Kullanımı Önem Kazanan Emprenye Maddeleri, İÜ, OF Dergisi, Seri B Cilt 42, 147-154
  11. Michael, A.K., (1998)Using Treated Wood Around The Garden, Center for Environmental Toxicology, Michigan State University, USA.
  12. Pierre-Yves C., (1993), Guidelines and Standards Division, Environment Canada, Ottawa, Ontario, Canada.
  13. Şen, S., (2001), Bitki Fenollerinin Odun Koruma Etkinliklerinin Belirlenmesi, ZKÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, 300 s, Zonguldak
  14. Şen, S., Hafızoğlu, H. (2001), Ahşap Korumada Kullanılan Bazı Kimyasalların Çevreye Etkileri, MÜ, MF Ulusal Sanayi-Çevre Sempozyumu ve Sergisisi,  753-758, Mersin
  15. Şen, S., Akgül, M., Ateş, S. (2002), Environmental Toxic Effects of Some Chemicals Contaminated From Treated Wood Material,  ISWA  World Environment Congress&Exhibition, İstanbul, Turkey
  16. Taşçıoğlu, C., (2004), CCA (Bakır Krom Arsenik) Emprenye Maddesinin Kullanımdan Kalkması ve Alternatif Odun Koruma Maddeleri, İÜ Orman Fakültesi Dergisi, Cilt 54/2
  17. Thomas, G.,C., (1998), Flying Frog Boomerangs, http://www.angelfire.com /nc/conally/hazard.html

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir